Nar Psikodrama ve Akademi

Pazartesi Sendromu: Neden Her Haftanın Başında Sıkışıyoruz?

Pazar gecesi yatağa girdiğinizde ertesi günün yükleri bir bir zihninize mi doluşuyor? Kaçmak, ertesi güne hiç başlamamak istiyor ama mecbur uyanıyor musunuz? Uykuya dalmak zor, sabaha kalkmak daha zor mu geliyor?

Eğer “Evet, tam da benim halim!” diyorsanız… Bu yazı tam size göre. Çünkü hissettiğiniz bu duyguların kökü çoğu zaman yalnızca iş hayatında değil, geçmişinize uzanır.

Pazar Gününün Gizli Anlamı

Pazar, çoğu insan için birliktelik, dinginlik, yeniden güç toplama günüdür

  • Aile kahvaltılarıyla sevgiye doymak
  • Kendinle baş başa kalıp yenilenmek
  • Sevdiklerinle kaliteli vakit geçirdiğini hissetmek
  •  

Hem ruhun hem bedenin beslendiği bir gündür Pazar.

Ama tam da bu güzel duyguların olduğu alanın çocuklukta sık sık bozulduğunu fark ettiğimizde, hikâye değişir.

Pazar Günlerinin Sabotajcıları: Çocukluk Hatıraları

Şöyle bir düşünün…

Pazarların keyfini kim bozardı?

  •  
  • Top oynamak isterdin, annen bağırır topunu elinden alırdı.
  • Çizgi film açarsın, baban kumandayı eline alır.
  • Evde stres var, sabah bağırışla uyanırsın.
  • Kahvaltı telaş içinde geçer, kimse senin “çocuk” olduğun gerçeğini fark etmez.
  • Ya da belki kimse yoktur… Pazarlar yalnız ve sessiz geçmiştir.
  • Ödevler yetişmez, okul korkusu içini sarar, öğretmenin sertliği yoğun bir kaygıya dönüşür.

Bu pazarlar birikir…

Ve pazartesi, çocukluğunuzdaki “otoriteye karşı korunmasızlık” hissini yeniden canlandırır.

Neden Her Yeni Başlangıç Bize Bu Kadar Zor Geliyor?

Sorun yalnızca haftanın başlangıcı değildir.

Sorun, yeniye geçiş hâlidir.

Aileniz nasıl geçiş yapardı?

  • Bir duygudan diğerine kolay adapte olabilir miydi?
  • Keyifli bir anın bitmesi onlar için zor muydu?
  • Bir düzen bozulduğunda kaygıları artar mıydı?

Eğer onlar zorlanıyorsa, siz de aynı kalıbı taşıyor olabilirsiniz. Bu, zihnin eskiyi bırakamaması anlamına gelir.Yeni güne geçiş, yeni deneyim, yeni sorumluluk…

Hepsi tehdit gibi algılanmaya başlar.

Pazartesi Sendromunu Yaratan Gizli Faktörler

  • Çocukluktan taşınan stres ve kaygı
  • Keyifli anlardan kopmayı zorlaştıran duygusal bağlanmalar
  • Performans kaygısı
  • Sosyal–duygusal baskılar
  • Zamanla kavga etmek
  • “Yeniye geçiş”e direnç göstermemiz

Tüm bu duygular birleştiğinde, Pazartesi bir zulmün başka bir zulme dönüşümü gibi gelir.

Pazartesi Sendromuyla Baş Etmek İçin Psikolojik Öneriler

1. Pazar Günü Rutininizi Bilinçli Tasarlayın

Pazar gününü, “bittiğinde üzüleceğim keyif günü” yerine “yeni haftaya hazırlık günü” gibi yeniden yapılandırmak işe yarar.

  • Aşırı plan yüklemeyin
  • Ertesi güne hazırlığı ufak ufak yapın (kıyafet, çanta, iş listesi)
  • Bu, zihnin geçişe direncini azaltır.

2. Küçük Başlangıçlar Planlayın

Pazartesiyi beklenebilir kılın:

  • Sevdiğiniz bir kahveyle güne başlamak
  • Müzik listesi hazırlamak
  • İşe giderken kitap okumak
  • Beyin keyif sinyali aldığında, korku ve stres azalmaya başlar.

3. İçsel Çocuğun Sesini Duyun

Çocukluk deneyimleriniz Pazartesi’yi zorlaştırıyor olabilir.

4. Zihin–Duygu–Beden Çemberini Tamamlayın

Kaygı çoğunlukla tamamlanmayan duyguların bedenle konuşmasıdır.

  • Nefes egzersizi (4–7–8 tekniği)
  • Vücudu kısa bir yürüyüşle hareketlendirmek
  • 2 dakikalık meditasyon
  • Haftaya başlamadan, bedene “hazırım” sinyalini vermek önemlidir.

5. Pazartesi’yi “Yeniye Adım” Olarak Yeniden Etiketleyin

Zor bir gün değil, öğrenmenin ve gelişmenin başlangıcı… Dil duygu yaratır. zihnin yönünü değiştirir.

6. Zamanla Kavganızı Yumuşatın

Bazı insanlar için her geçiş acılıdır: tatilin bitmesi, haftanın başlaması, yeni bir göreve başlamak…

Zamana direnmek yerine, “olanı olduğu kadarına” izin vermeyi deneyin.

7. Kendinize Şefkat Göstermeyi Unutmayın

Yorgunsanız… Bu çok doğal. İnsan her hafta mükemmel hissetmek zorunda değildir.

Kendinize izin verin:

  • “Bugün elimden gelen bu.”
  • “Yorulmam normal.”
  • Bu bakış açısı performans kaygısını azaltır.

 

8. Yardım Almaktan Çekinmeyin

Eğer Pazartesi kaygınız haftalık bir döngü olarak yaşam kalitenizi düşürüyorsa, bir uzmandan destek almak çok faydalıdır. Çünkü bazen tek başımıza iyileştiremeyeceğimiz geçmiş yaralar tetikleyici olabilir.

Bir Sonraki Yazıda…

Zaman ile olan çatışmamız, Pazartesi sendromunun en önemli kaynaklarından biri. “Zamanla kavga etmek” kavramını bir sonraki blog yazısında daha detaylı ele alacağız.

Takipte kalın 💛